Anasayfa
02-04-2025
Bu başarı, basit bir başarının çok daha ötesinde
“Alo baba birinci olduk, birinci olduk. Yaşasın baba birinci olduk. Duyuyormusun beni baba? Bizim okul birinci oldu. Kapat kapat, arkadaşlar çağırıyor.”

Telefonda sesi heyecandan zirve yapmış olan kişi kızım Zehra’ydı. Dedeağaç’tan arıyordu. Tüm takım arkadaşları gibi o da o gün Robotik Kodlama Yarışması için Dedeağaç’taydı.

İlk müjdeli haberi kızımdan aldıktan sonra diğer annelerle birlikte çocukların yanında olan eşimle konuştum. Evet, gerçekten de İskeçe Merkez Türk Azınlık İlkokulu, yarışmada birinci olmuştu. Doğu Makedonya – Trakya Eyalet genelindeki ilkokulların katıldığı Robotik Yarışmasında birinci olan İskeçe Merkez Türk Azınlık İlkokulu, Yenişehir’deki (Larissa) ülke genelinde okulların katılacağı yarışmaya hak kazandı.

Aynı gün ilkokulumuz satranç yarışmasında da ciddi bir başarıya imza attı. Bir birincilik, bir üçünlük ve en iyi kız öğrenci derecesini elde etti.

Dedeağaç’taki yarışmada Gümülcine İdadiye Türk Azınlık İlkokulu da başarı göstererek Larisa’daki Yunanistan çapında yapılan yarışmaya katılmaya hak kazandı. Gerek İskeçe Azınlık İlkokulu, gerekse Gümülcine İdadiye Azınlık İlkokulu, Larisa’dan da ödüllerle döndü.

Ayrıca Dedeağaç’daki yarışmaya, tek köy okulu olarak Gökçeler Türk Azınlık İlkokulunun da katıldığını not etmek gerekir.

Öte yandan İskeçe Azınlık Ortaokulu – Lisesi Satranç Takımı da Satranç Yarışmasında üçüncülük kupasını kazandı.
Tüm bu başarılar, Batı Trakya Türk Azınlığı ve özellikle de eğitim camiasında son derece pozitif bir ortam yarattı. Sosyal medya okullarımızın ve çocuklarımızın başarılarını gösteren, öven, tebrik eden paylaşımlarla doldu taştı.

İskeçe Türk Azınlık İlkokulunun robotik yarışmasında kazandığı birincilik ve okullarımızın başarılı bir grafik çizmesi sadece öğrencilerin teknik becerilerini sergilediği bir başarı değil, aynı zamanda azınlık okullarının eğitimdeki yerini ve kalitesini vurgulayan büyük bir sembol haline geldi. “Demek ki isteyince oluyormuş” , “Demek ki bizim okullarımız birilerinin iddia ettiği gibi kötü okullar değilmiş”, “Okulumuzun kalitesi ortada” şeklinde yorumlar birbirini izledi.

Bu başarı, okulu ve öğrencileri gururlandırmanın ötesinde, azınlık eğitiminin değerini gösteren adeta bir dönüm noktası olarak kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Veliler, eğitimciler ve toplumun farklı kesimleri, bu başarının azınlık okullarına yönelik olumsuz algıya karşı güçlü bir cevap niteliği taşıdığını dile getirdi.

Azınlık okulları, yıllardır çeşitli zorluklarla ve algı operasyonlarıyla mücadele ederken, bu tür akademik ve bilimsel başarılar, onların önemini ve eğitim kalitesini kanıtlamanın en somut yollarından biri haline geliyor. Batı Trakya’daki Türk okullarına karşı zaman zaman dile getirilen “kalitesiz okul” söylemlerine karşı bu birincilik ve tüm bu başarılar bir direniş ve kararlılık simgesi olarak öne çıkıyor. Bu noktada öğrencilerimizin elde ettiği başarı, bir yarışmanın sonucu olmaktan çok, azınlık eğitimine yönelik desteğin ve sahiplenmenin artması gerektiğini gösteren bir mesaj taşıyor.

Bu başarı, azınlık okullarının daha iyi imkanlara kavuşması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Eğitime yapılan yatırımların karşılık bulduğunu, çocuklarımızın kendilerine fırsat verildiğinde neler başarabileceklerini kanıtlıyor. Bunun yanı sıra, ailelerin ve eğitim camiasının motivasyonunu artırarak, azınlık okullarının yaşatılması ve güçlendirilmesi gerektiğine dair inancı pekiştiriyor. Okullarımızın ve öğrencilerimizin kazandığı bu birincilik ve bu başarılar, gelecekte benzer başarıların devamı için bir ilham görevi görecektir.

Sonuç olarak, İskeçe Türk Azınlık İlkokulunun kazandığı bu ödül ve diğer okullarımızın başarıları, sadece birincilik madalyası ile sınırlı bir olay değildir. Bu, azınlık eğitimine yönelik yapılan her türlü yatırımın ve emeğin nasıl değerli sonuçlar doğurabileceğini gösteren büyük bir örnektir. Çocuklarımızın yetenekleri, azınlık okullarının geleceğini şekillendirecek en önemli güçlerden biridir. Bu nedenle, bu tür başarıları sahiplenmek, duyurmak ve desteklemek, yalnızca eğitim değil, aynı zamanda toplumsal dayanışma açısından da büyük bir önem taşımaktadır.

“Azınlık okulu kötü okuldur” algısına karşı en güzel cevap çocuklarımızdan ve onların eğitimcilerinden geldi. Velilerin, tüm anne babaların ise bu mücadeleki ve bu başarıdaki gayretlerini ve çabalarını saygıyla ve takdirle karşılamak gerektiğini, en güçlü şekilde tebrik etmek gerektiğini söylemek isterim.

Kısaca söylemek gerekirse, “Durmak yok. Tam yol ileri!”…

2 Nisan 2025 Çarşamba 10:56